Tag Archive for alternatif tıp

şifa kaynağı hacamat


Şifa kaynağı Hacamat

Alternatif tıpta geniş bir yere sahip olan ve binlerce yıldır bir tedavi yöntemi olarak kullanılan ‘Hacamat’ hastalara şifa dağıtıyor.

Hacamat, İslam ülkelerinde yaygın olmasının yanısıra, Almanya, Avustralya, Kanada, Malezya ve Çin gibi ülkelerde de kullanılan alternatif tıpta büyük bir öneme sahip.

Yabancı ülkelerde kullanılmasına ve bilim adamları tarafından da hacamatın şifa özelliği taşıdığı ispatlanmasına rağmen, ülkemizde yasak olması ise akıllarda soru işaretleri bırakıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından bunun için uygun zeminlerin oluşturulması bekleniyor.

Hacamat genellikle kulak arkası ve sırta yapılıyor. Tedavinin ilk aşaması tıraş. Tıraşın ardından işlem başlıyor. Devreye, vakumlu hacamat kupaları ve neşter giriyor. Hacamat tedavisinin Medine’de kullanımıyla ilgili yasin keskin’in söyledikleri ise hacamatın önemini ortaya koymuş durumda. Keskin, “hacamat” yani kan alma hadisesinin Medine ve diger ülkelerde çok popüler olduğunu, en aliminden en cahiline kadar her hastanın genellikle “hacamat” yöntemiyle tedavi edildiğini söylüyor. Hacamat, kan aldırmak sureti ile yapılan tedavi yöntemi olarak biliniyor. Şırınga ile alınan kan vücudumuzun en temiz kanı. Hacamat tedavisi ile alınan kan ise vücudumuzda hareket etmeyip çeşitli hastalıklara sebep olan kanın alınması ile yapılan bir tedavi yöntemi. Tıbbı Nebevi’de kan aldırma işlemi, alınan kanın bir başka hastaya verilmesi ile değil, tamamen sağlık amaçlı olarak yapılmaktadır. Kan vücuttan çıktığında yerine plazma adı verilen bir vücut sıvısı geçerek, kanın sulanmasını sağlar. Akışkanlık özelliği artan kanın aynı zamanda çevredeki, beyin ve karaciğerdeki dolaşımının da düzelmiş olduğu tıbben bilinmektedir.

MEDİNE HACAMATTA ÖNCÜ ÜLKE

Hacamat tedavisinin en yaygın olduğu yer Medine’dir. Burada ‘hacamat’ yöntemiyle tedavi uygulayan birçok merkez bulunuyor. Medineliler herhangi bir rahatsızlık durumunda bu merkezlere hacamat yaptırarak şifa buluyorlar. Bu tedavi merkezlerinin sahipleri arasında Türk olanlar da var. Türkiye’de bu tedavi yöntemi Sağlık Bakanlığı tarafından tanınmadığı için ehil olmayan kişiler tarafından sağlıksız ortamlarda yapıldığı iddia edilip yasaklanmıştır.

HACAMATLA TEDAVİ ŞEKLİ

Önce, bardak vb’den oluşan kupa kan alınacak yere vuruluyor, bu bölge havasız bırakılıp uyuşturuluyor. Aynı yer neşterle 2 veya 3 milim çiziliyor. Sonra kupa neşterlenen yere tekrar vuruluyor. Kılcal damarlardan kan gelmeye başlıyor. Bu, genellikle üç defa tekrarlanıyor. Tedavi 20-25 dakika sürüyor. Ortalama 300-350 gram kadar kan çıkarılıyor. Bu kan vücutta hiçbir özellik taşımayan ve hastalıkların doğmasına sebep olan kandır.
HACAMATIN ŞİFA OLDUĞU BİRÇOK HASTALIK VAR

“Hacamat her hastalığa faydalıdır, uyanık olun hacamat olun.” (Hadis-i Şerif)

Kafadan hacamat olmak, delilik, cüzzam, gece körlüğü, alaca, başağrısı, diş, göz, kulak gibi hastalıklara ve daha birçok hastalığa şifadır. “Kafadan hacamat olmak her hastalığın ilacıdır” (Hadis-i Şerif)

Hacamatın 70 hastalığa şifa olduğu rivayet ediliyor.

Kanser olup ameliyat olması gereken bazı kişilerde, hacamattan sonra kanser kütlesinin yok olduğu vakalar görülmüştür.

Hacamatın faydası tam olarak akılla bilinebilecek bir şey değildir, daha ziyade nakille bilinir.
Hacamatın faydalı olduğu yaşlar, 2 ile 60 arasıdır. Ancak küçük yaşlarda hacamat pek tavsiye edilmemektedir.

Hacamatın hijyen şartlara titizlikle riayet edilerek yapılması da önemli. Hacamatta gerek ortamın ve gerekse kullanılan araçların önemli olduğu, uygulamanın ehil kişiler tarafından yapılmasının da zorunlu olduğu hatırlatılıyor.

Hacamat konusunda hadis-i şerifler

Hz. Muhammed (s.a.v) hadis-i şeriflerinde, hacamatın önemi hakkında şunları buyurmuş:
– “Damardan veya deriden kan aldırmak, tedavi olduğunuz şeylerin en faydalılarındandır.”
– “Sefer ediniz şifa bulunuz, oruç tutunuz şifa bulunuz, hacamat olunuz şifa bulunuz.”
– “Miraç’tan inerken hangi melek cemaatine rastlasam, ‘Ey Muhammed (sav)! Ümmetine hacamat olmalarını emret!’ dediler.”
– “Peygamber Efendimiz (sav) Hayber’de zehirli koyun buduyla zehirlenildiği zaman, Cebrail Aleyhisselâm kendisine hemen kafasının arkasından hacamat yaptırmasını söylemiştir.”

Hacamat için tavsiyeler

– Hacamatta derinin altındaki uyuşuk kan alınıyor.
– Damardan kan vermek de faydalıdır, ancak Efendimiz (sav) ve sahabelerin uygulaması, hacamattır.
– Büyük alimler 3 ayda bir hacamat olurlardı.
– Hacamat 1’inden 14’üne kadar mekruh olur (faydasız).
– Hacamat yapılmadan önce kiraz yenilmemelidir. (Mümkünse bir ay evvelden itibaren)
– Hacamat açken yapılmalı ve hacamattan evvel en az 8 saat bir şey yenilmemelidir.
– Ayın 17. günü Salı gününe denk gelirse hacamat olunabilir. Bu da çok faydalıdır. (Alimler yapılabileceğini uygun görmüşler)
– Hacamat esnasında Ayet-el Kûrsi’nin okunması, hacamatın faydasını iki katına çıkarır. (7 kere okunması gerektiğini tavsiye edenler de vardır.)
– Şeytanın vesveselerine karşı kalbin arkasından yapılan hacamat çok faydalıdır.
– 50 senelik kökleşmiş büyünün, hacamatla kaldırıldığı rivayeti vardır.
– Çift uzuvlarda hacamat faydalıdır. (İki diz, iki ayak gibi…)
– Kansızlık, şeker ve kan hastalıklarından birisi bulunan kişiler doktorun izniyle ve usta bir hacamatçıya en uygun yerden en fazla 1 kere hacamat olmalı…
– Bir insan bünyesine, dayanıklılığına ve vücudunun kan oranının azlığına ya da çokluğuna göre 1 yerinden 8 yerine kadar aynı anda hacamat olabilir.
– Bir kere hacamat olan bir kişinin bir daha hacamat olması için en az 1 ay, ortalama 3 ay geçmesi gerekiyor.
– Hacamattan sonra tuzlu, süt ürünleri ve hayvani şeyler yememeli, 1 gün önce 3 gün sonrasına kadar cimâ yapılmamalıdır.
– Hacamat; gününe ve şartlarına uyulmazsa şifa değil, hastalığa sebep olur…
– Hacamatçı işinin ehli olmalı ve hacamat yapılacak yerleri çok iyi bilmelidir. Hangi hastalık için nereden hacamat olunacağını hacamatçı bilmeyebilir. Bunu açıklayan kitaplar vardır, o kitaplara bakarak öğrenilmeli ve oralardan hacamat olunmalıdır.
– Hacamat yaptırırken başta Sünnet-i Seniyye, sonra da mesela şifasını istediğiniz hastalığa şifa ya da zahirî ve batınî hastalıklardan korunma niyetiyle yapılırsa daha iyi olur.

moder tıp hacamatı keşfetti


EMETİ SARUHAN
Alternatif tıp olarak bilinen geleneksel tedavi yöntemleri modern tıp tarafından dışlanıyor, hatta zararlı görülüyordu. Son yıllarda ise bu tedavilerin değeri anlaşıldı ve modern tıpla birlikte Tamamlayıcı Tıp adı altında kullanılır oldu. Bu geleneksel tedavi yöntemlerinin biri de eski bir gelenek olan ve Peygamber Efendimiz tarafından da tavsiye edildiği rivayet edilen Hacamat yöntemi. Hacamat vücudun her hangi bir yerinden tedavi maksatlı, kanın vakumlama yöntemiyle alınmasına deniyor. Çok eski zamanlarda boynuz kulanılarak yapılan bu yöntem günümüzde özel vakumlamaya müsait bardak veya şişelerle yapılıyor. Bu nedenle Kupa Terapisi olarak da anılan tedavi yöntemi için, geçtimiz günlerde uluslararası bir sempozyum düzenlendi. İngiliz Kupa Terapisi Topluluğu, NHI İSTANBUL Doğal Sağlık Enstitüsü ve Sade Yaşam Derneği tarafından Kanıta Dayalı Geleneksel Tıp başlığı ile düzenlenen sempozyumda çeşitli ülkelerden gelen araştırmacılar kendi klinik araştırmalarının sonuçlarını paylaştı.

AĞRILARA İYİ GELİYOR

Doktora çalışması yapan Manaf Khatib, Mohammed Najaar ve Ahmed Younis hastalar arasında yaptıkları anket sonucu Kupa Terapisi öncesinde ortalama ağrı seviyesini 6,69 (± 2,99) ve Kupa Terapisi sonrası 2,13 (±2,23) olarak ölçmüşler. Bu sonuç, Kupa Terapisi öncesi ve sonrasında ölçülen ağrı seviyeleri arasında istatistiki olarak anlamlı bir fark bulunduğunu gösteriyor. Ankete katılanların yüzde 86′sı Kupa Terapisini İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in tavsiyesi olduğu için tercih ettiklerini söylüyor. Araştırmaya katılan 4 hastaya haftada bir olmak üzere 3 defa Kupa Terapisi uygulanmış. Hastaların ağrı dereceleri Kupa Terapisinden önce ve sonraki 3 hafta boyunca her gün ölçülmüş ve Kupa Terapisinin ağrı derecesini belirgin bir şekilde düşürdüğü gözlemlenmiş.Hatta bir hasta bir Kupa Terapisi seansı sonrası semptomlardan tamamen kurtulduğunu bildirmiş.

DİYABET İÇİN DE HACAMAT

Doç. Dr. Ghazala Mulla ise diabet mellütüs tedavisinde Unani formüllerine destekleyici olarak Hacamatın etkisini araştırmış. Dr. Mulla insan vücudunun kan, balgam, sarı safra ve siyah safra olmak üzere 4 salgı içerdiğini savunan ve bitkisel formüller, hacamat ve beslenme tavsiyeleri ile bütünsel bir yaklaşım sunan Unani Tıp Sistemini diabet mellitus tedavisine adapte etmiş. Hacamat seansları bir ay ara ile ardarda 4 ay uygulanmış ve her ay kan şekeri ölçümleri yapılmış. Sonuçta hastanın hacamat sonrasında ve reçete edilen Unani ilaçlarının düzenli olarak alınmasından sonra kan şekeri seviyelerinin düştüğü gözlenmiş. Dr. Mulla Unani bileşimleri ile uygulanan Kupa Terapisinin güvenli, az maliyetli ve hastalar tarafından kabul edilebilir bir tedavi olduğunu ifade ediyor.

TIP ÇARE BULAMADI AMA…

Dr. Amir Sheikh ise Kupa Terapisinin adezif kapsülit (omuz tutulması) rahatsızlığında etkisini araştırmış.Çalışmada sekiz aydır omuz tutulması yaşayan 28 yaşında bir erkek üzerinde Kupa Terapisinin etkileri incelenmiş. Hasta daha önceden analjezikler, anti-enflamatuarlar ve steroid enjeksiyonu da dahil her türlü tıbbi tedaviyi görmesine ragmen sorununu aşamamış ve mesleği makinistlik olduğu için hayat kalitesi ciddi şekilde etkilenmiş. Yapılan tedavi sonucunda Kupa Terapisinin omuz tutulması üzerinde, acı semptomlarını iyileştirme ve hayat kalitesini yükseltme noktasında son derece pozitif etkiye sahip olduğu gözlenmiş. Dentist Nurten Çarkçı ve Hemşire Nuray Karpuzcu ise sinirleri, kas ve bağ dokusunu etkileyen, yaygın vücut ağrıları, belirli anatomik bölgelerde hassasiyet, ağrı eşiğinde azalma, uyku bozuklukları, yorgunluk, psikolojik sorunlar, unutkanlık ve konsantrasyon eksikliği ile karakterize kas damar hastalığı fibromiyalji üzerine bir çalışma yapmış. 20-50 yaş grubundaki Fibromiyalji tanısı konmuş ve ilaç tedavisi ile yeterince klinik düzelme sağlanamamış 40 bayan hastanın 35′inde Islak Kupa Terapisi uygulaması sonrası ağrı yakınmalarının belirli oranda azaldığı doğrulanmış. Ağrı düzeyi 10 olan 40 hastanın 35′inde ağrı düzeyinin 5′in altına düştüğü görülmüş.

kupa terapisi ve hacamatın faydaları

Asyanın İyileştirme Sanatı Kan Dolaşımını, Sindirim Sistemini ve Solunum Yollarını Düzeltiyor

Bir tür ağrı giderme terapisi olan Kupa terapisi Gwyneth Paltrow’un sırtında bazı izler bırakmıştı. New York Akupunktur Derneği başkanı Michael Gaeta, Early Show’da bu terapi tekniğini gösterdi.

(CBS) Kupa Terapisi alternatif bir ağrı tedavisidir Yakın bir zamanda yeni anne olan ünlü aktrist Gwyneth Paltrow’un sırtındaki izler büyük merak uyandırdı. Paltrow’un sırtındaki gizemli izler New York Akupunktur Derneği başkanı Michale Gaeta’nın The Early Show’daki açıklamalarıyla çözüldü.

Terapi masasına yatmış bir hastasının sırtında uygulayarak kupa terapisini gösterdi.

Programın yardımcı sunucusu Harry Smith ile konuşan Gaeta “İki tür kupa terapisi vardır.” diyor. “Kupa Terapisi pratisyenin kupada vakum oluşturmasıyla yapılan bir tedavidir. Daha sonrasında bu kupa vücuda uygulanır. Böylelikle cilt kupanın içine doğru çekilir.
Geleneksel metotta bu vakum için ateş kullanılır. Praogramda Gaeta, bir parça pamuğun ispirto ile ıslatıyor Sonra bu pamuğu yakıyor ve kupanın içinde gezdiriyor.“Ateşli kupa, vakum için alevi kullanır. Kupanın içindeki alevi görüyorsunuz- ve daha sonra bu kupayı vücuda uygulayacağız.”

Cilt emiliyor ve kupanın bulunduğu yerdeki kan hareketleniyor.

“Kupa, taze kanı bu bölgeye topluyor” diyor Gaeta. “Böylece kan dolaşımını iyileştiriyor. Ayrıca göğüsü rahatlatmaya, açmaya yardımcıdır. Akciğerlere faydalıdır ve hatta adet kanamaları sorunları ve sindirim sorunlarına da fayda eder. En çok solumun sorunları, öksürük, hırıltı gibi sorunlar ve birçok ağrılar için kullanılır.

Programda Gaeta’ya yardımcı olan hasta “Biraz tuhaf bir his.” diyor. “Aslında kesinlikle acıtmıyor. Sanki biri derinizi çekiyormuş gibi hissediyorsunuz.”

Gaeta “Kupa Terapisi genellikle akupuntur ile birlikte veya diğer hareket çalışmaları tedavileriyle birlikte kullanılıyor. 2500 yıllık bir Çin Tıbbı uygulaması. Esasında orijinal olarak boynuz kullanılırdı. Boynuz metodu bunun en orijinal metodu. Daha sonradan toprak, seramik, bambu ve cam kupalar kullanılmaya başlandı.” diye belirtiyor.

Gaeta terapi sırasında sanki bir Ortaçağ kimyacısı gibi görünüyor ancak bu sadece bir alternatif tedavi metodu.

Gaeta ekliyor: “Ateşli kupa hem geleneksel hem de en etkili metot. Bazı pratisyenler valflı kupalarla vakum oluşturmayı tercih ediyor.  Bu metotta vakum tabancasıyla kupadaki hava emiliyor. Aslında aynı şeyler – sadece alev kullanılmıyor.”

Kupa Terapisinin uygulanmayacağı çok az durum var. Örneğin yüksek ateş, cilt sorunları veya kanamaya eğilimli olmak gibi…
Her kupa cillte yaklaşık 10-15 dakika duruyor; izler geçtiğinde sorun giderilene kadar tekrar ediliyor. Gaeta son olarak bu tedavi için lisanslı pratisyenleri bulmak gerektiğini belirtiyor.

1.uluslararası kupa terapisi sempozyumu

 

Yüzyıllardır farklı kültürlerden birçok toplumun, rahatsızlıkların iyileştirilmesinde geleneksel bir tedavi usulü olarak kullandığı Kupa Terapisi Sempozyumu dünyada ilk kez uluslararası çapta bir konferansla tanıtıldı…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın açılışını yaptığı ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun eşi Dr. Sare Davutoğlu’nun da katıldığı Birinci Uluslar arası Kupa Terapisi Sempozyumu sona erdi.

NHI İstanbul Doğal Sağlık Enstitüsü, British Cupping Society (BCS) ve Sade Hayat Derneği tarafından 22-24 Temmuz 2011 tarihleri arasında düzenlenen sempozyum yurtiçi ve yurt dışından bir çok önemli uzmanın katılımıyla gerçekleşti.

Dünyada ilk kez medeniyetler beşiği İstanbul’da yapılan sempozyumun açılış konuşmasını yapan Emine Erdoğan, Dünya Kongre Turizminin küresel ölçekte yeni bir cazibe merkezi haline gelen İstanbul’da düzenlenmiş olmasından büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek sözlerine başladı.

Kupa Terapisi’nin ülkemizde daha evvel bu düzeydeki geniş bir platformda tartışılmamış olması nedeniyle sempozyumun bir başlangıç olmasını ayrıca önemsediğini belirten Erdoğan Kupa Terapisi’nin, sadece modern dünyadaki insanın ruh ve beden sağlığı ile ilgisi açısından değil, insanlığın ortak kültürel mirasından bir unsurun bugün ele alınıp tartışılması açısından da önemli olduğunu vurguladı.

Kişisel olarak özel ilgi duyduğu bir konu olması hasebiyle bu ve benzeri konuların dünyanın farklı ülkelerinden gelen bilim  insanlarınca tartışılmasını bir kazanç olarak gördüğünü belirten Erdoğan, modern tıbbın kabul edilmiş veri ve imkanlarının yanısıra kadim kültürlerin binlerce yıllık yöntemlerinin de ruh ve beden sağlığımız için yol gösterici olabileceğini düşündüğünü belirtti.

NHI İstanbul Başkanı Faruk Günindi, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de alternatif tıbba olan ilginin artarak devam ettiğini
ve alternatif tıp eğitiminin günümüz tıp eğitiminden farklı yönleri olduğunu açıkladı. Günindi, Türkiye’de bu alanda eğitimler vermesi ve araştırma yapması gereken enstitülerin, yüksekokulların ve üniversitelerin kurulması gerektiğini dile getirerek bu tarz girişimlerin desteklenmesinin Türkiye’yi alternatif tıp alanında dünyada bir cazibe merkezi haline getireceğinin de önemini vurguladı.

Toplantıda birçok devletin alternatif tıbbı ulusal sağlık hizmetleriyle bütünleştirerek sağlık harcamalarını azalttığı kaydedildi.

Farklı kültürlerden gelen uzman doktorlar “Kanıta Dayalı Geleneksel Tıp” başlığını irdeleyerek Kupa Terapisi yönteminden klinik
araştırma sonuçlarını paylaştıkları, yazılı-görsel ve sözlü paylaşımlarda bulundukları sempozyumda bir de sergi yer aldı.

Kupa Terapisi’nin önemi

“Kanıta Dayalı Geleneksel Tıp” temasıyla başlayan sempozyum İngiltere, Norveç, Arabistan, Filistin, Hindistan,  Amerika, Yunanistan ve Türkiye’den birçok uzmana ev sahipliği yaptı. Yaklaşık 5 bin yıldır tarihin en etkili ve yaygın uygulanan tedavi yöntemlerinden birisi olan Kupa Terapisi bilimsel anlamda şimdiye dek hiçbir yerde işlenmemiş yararları ve uygulanma teknikleri, bilimsel araştırma sonuçlarıyla desteklenerek organizasyonda ortaya kondu. Sempozyum doktorlar, diş hekimleri, fizyoterapistler, sağlık memurları, hemşireler, lisanslı masörler, tıp öğrencileri ve Kupa Terapisi’ne ilgi duyanların yoğun katılımıyla gerçekleşti.

Açılış programında yer alan konuşmalarda, Antik Mısırdan Yunanlılara, Romalılardan Arap toplumlarına kadar birçok medeniyet için ortak tedavi yöntemlerinden önemli biri olarak kabul edilen Kupa Terapisi’nin, gelişen tıpla beraber günümüzde nasıl kullanılabileceğine dair bilgiler verildi.

ABD’deki tıp fakültelerinin yüzde 60′ında tamamlayıcı tıbbın bir parçası olarak Kupa Terapisi eğitimi verilmeye başlandığını ve Harvard Tıp Fakültesinde kupa terapisi yöntemlerinin kullanıldığını belirten katılımcılar, ayrıca Birleşik Krallık’ta ve İngiltere’de birçok kurs düzenlendiğini bildirdi.

hacamat ve tıp


“Hacamatla tedavinin Amerika tıp fakültelerinde ders (Cupping Therapy, Bloodletting) olarak okutulacağına kim inanırdı? Arap doktorların bile reddettiği Hazreti Peygamber’in bu tedavi yöntemi, batı merkezlerinde birçok hastalık tedavisinde uygulanmaktadır.Çinli olimpiyat bayan yüzücüsü Wang Qun sporda başarıyı ve Gwyneth Paltrow’ a Hoolywood başarısını bu yolda arayan ünlülerden ikisidir.”

“Kan bağışı yapan kişilerde kalp damar hastalıkları daha az görülüyor”

Kan bağışı yapan kişilerde kalp damar hastalıklarının daha az görüldüğünün yapılan birçok araştırmada ortaya çıktığını vurgulayan Yılmaz, ”Amerikalı Meyers D. ve arkadaşları tarafından 1997 yılında ‘Heart’ isimli çok saygın bir dergide yayınlanan araştırma, açık bir şekilde kan bağışında bulunan insanların kalp ve damar hastalıklarına yakalanma şansının kan bağışı yapmayan akranlarına göre çok az olduğunu bir kez daha göstermiştir” şeklinde konuştu.

Bu çalışmanın ‘Demir Hipotezi” olarak bilinen ve kadınların adet kanaması yolu ile demir kaybetmelerinin bunun sonucunda kadınlardaki düşük demir miktarının yağların oksidasyon hızını yavaşlatması; böylece damar sertliğinin (Atheroskleroz) erkeklere göre kadınlarda daha az görüldüğü temeline dayandığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

”Çok iyi bilindiği üzere serbest oksijen radikalleri yağların oksidasyonunu sağlamakta, böylece damar sertliği (Atheroskleroz) gelişmektedir. Bu konunun demirle olan ilişkisi nedir? Demir, yağları okside eden bu oksidan moleküllerin üretimini sağlayan Fenton reaksiyonunda yer alır. Yani insan vücudunda ne kadar çok demir varsa o kadar çok zararlı oksidan molekül meydana gelir.

Bunun tersine adet kanaması, kan vermek gibi kan kaybına, dolayısıyla demir kaybına yol açan durumlarda ortamda serbest demir azaldığı için oksidasyon da azalır. Bunun net sonucu kişide kalp damar hastalıkları ve diğer birçok hastalığın daha az sıklıkla görülmesidir. Bu hipoteze dayanarak araştırmacılar düzenli olarak kan bağışı yapanların kalp krizi, felç, inme, anjina ve diğer kalp ve damar hastalıklarına yakalanma oranlarının kan bağışı yapmayanlardan çok daha az olduğunu bulmuşlardır. Demir ve hastalıklarla olan ilişkisini gösteren çok sayıda çalışma birçok saygın tıp dergisinde (Lancet,Cell, JAMA vb.) yayınlanmıştır. Bu konuda birçok çalışması olan Amerikalı araştırmacı Sullivan JL, bu yıl yayınladığı bir çalışma ile demirin diyetten azaltılması, demirin bağlanarak atılması veya kan vermek yoluyla azaltılmasının kalp krizine yol açan atherosklerotik tıkaçların küçüldüğünü göstermiştir.”

Prof. Dr. Necat Yılmaz, yine bu yıl ‘Diabetes Care’ isimli saygın uluslararası bir dergide çıkan İtalyan Francesco Equtani ve arkadaşlarının yaptıkları çalışmada vücut demirindeki azalmanın insülün hassasiyetini ve miktarını artırdığını bulduklarını, yani şeker hastalığına karşı kan bağışının koruyuculuğunu gösterdiklerini, yukarıda saydığı tıbbi araştırmalara yüzlerce örnek verebileceğini kaydetti.

zaman gazetesi hacamat

Peygamber Efendimiz’in sünneti ‘hacamat’a itibarı iade ediliyor. Hastalıklarından kurtulamayanlar çareyi hacamat yaptırmakta buldu. Özellikle Batı’da bu tedavinin yapıldığı merkez sayısı her geçen gün artıyor. Peki hacamat nedir, hangi hastalıkları tedavi eder?

Çağımız insanının en büyük sorunlarından biri hastalıklardan kurtulamaması… Bu da insanları modern tıbbın dışında tedavi yöntemlerine sevk ediyor. Bunlar içinde en çok ilgi gören ve her geçen gün dünya tıp çevrelerince de tavsiye edilense ‘kupa terapisi’, İslam literatüründeki adıyla ‘hacamat’. Öyle ki, temmuz ayında, NHI Doğal Sağlık Enstitüsü ve Sade Hayat derneğinin girişimleriyle İstanbul’da Başbakan Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın katılımıyla ‘Uluslararası Kupa Terapisi Sempozyumu’ bile düzenlendi.

Kısacası; geçmişi insanlık tarihi kadar eski kupa terapisi (hacamat) tedavisinin itibarı iade ediliyor. Hacamat, Peygamber Efendimiz (sas)’in de uyguladığı, ümmetine de pek çok kez tavsiye ettiği bir tedavi yöntemi. Uzmanlara göre, iyileştirmediği bir hastalık yok. Peki nedir bu kupa terapisi (hacamat), nasıl yapılır, faydaları nedir?

Vücut yeniden doğmuş bebek gibi…

Kupa terapisi, yaş ve kuru olmak üzere ikiye ayrılıyor. Kuru olanı, ağrıyan bölgeye bardak/şişe çekme işlemine deniyor. O daha çok vücutta masaj etkisi yapıyor. Peygamber Efendimiz’in hadis-i şerifinde “Tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı hacamattır.” diye önemini vurguladığı vücuttan kan akıtılarak yapılan işlem ‘yaş’ olanı. Uygulama alanı daha fazla ve daha çok hastalığı tedavi ediyor. Çünkü işlem vücutta sağlığı koruma amacıyla atık maddelerin biriktiği belli noktalardaki tıkanıklık, kılcal veya ince damarlardan kirli kanın akıtılmasını sağlıyor. Hastalıklara sebebiyet veren bu kanlar atılıyor ve vücut işlemini yeni doğmuş bir çocuğunki gibi yerine getiriyor.

Hipokrat kupa terapisini savunuyor

Tedavinin geçmişi de hayli eski… Bu noktada bilgiyi Uluslararası Kupa Terapisi Sempozyumunu düzenleyenlerden Sade Hayat Derneği Başkanı Faruk Günindi’den öğreniyoruz.

Kupa terapisi 5 bin yıldır dünyanın pek çok yerinde uygulanan bir tedavi şekli. Modern tıbbın babası Hipokrat bile tedaviyi anlatmış. Tedavinin Müslümanlar içinse ayrı bir yeri var. Çünkü, insanlığa 5 vakit namazın hediye gönderildiği Miraç’ta, Peygamber Efendimiz’e melekler, kupa terapisini tavsiye ediyor. Efendimiz (sas) bu olayı hadis-i şerifinde şöyle buyurur: “Miraç’tan inerken hangi melek cemaatine rastlasam, ‘Ey Muhammed! Ümmetine hacamat olmalarını emret’ dediler.”

Hadislerde hacamata dair her bilgi var

Hacamat ile hadis-i şerifler bunlarla sınırlı değil. Hadislerde, hacamatın nerelerden ve hangi tarihlerde yapılması gerektiğine kadar ayrıntılı bilgi yer alıyor. “Kafa hacamatı yaptırmak 7 derde şifadır: Cinnet, baş ağrısı, cüzam, maraz, uyuklama, diş ağrısı, baş dönmesi.” hadis-i şerifi buna örnek. Şu anda İslam dünyası, tedaviyi, bu hadisler doğrultusunda uyguluyor. C-7 diye adlandırılan omuz, baş, kürek kemikleri ve kalp hizası, bel ve kuyruk sokumu, ayak bileklerini kapsayan bu noktalar, bugün dünyadaki bilim adamlarının da kupa terapisi için tavsiye ettiği yerler. Çünkü bu 7 bölge, vücutta atıkların toplandığı yerler ve hastalıklar bu noktalarda kendini belli ediyor.

Faruk Günindi, bu C-7 bölgenin dışında da terapi uygulanabileceğini söylüyor ama bazı bölgeler hariç. Mesela kafa çukuru. Uygulanırlığı 20. yüzyılda azalan ancak son birkaç yıldır tekrar gündeme gelen bu tedaviye dair günümüzde yapılmış tek akademik araştırma İngiltere Kupa Derneği’nin Genel Sekreteri Dr. Kaleem Ullah’a ait. Faruk Günindi’nin anlattığına göre, Kaleemullah’ın araştırmaya başlama hikâyesi ilginç. İngiltere’de tıp fakültesinde öğrenci olduğu yıllarda omuzunda bir ağrı başlar Ullah’ın. Okuduğu okuldaki pek çok profesörün kapısını çalar şifa bulmak için. ama nafile. Bir gün ev arkadaşı, “Sen doktor adayısın böyle şeylere karşı çıkarsın ama sana bir şey önereceğim. Bence hacamat ol.” der. O da arkadaşının tahmin ettiği gibi karşı çıkar hacamata, fakat yine de yaptırır ve ağrısı geçer. Tedavi karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Ullah durumu hocalarına anlatır. Ve okuduğu bölümün başkanı, yüksek lisansını bu alanda yapmasını tavsiye eder. Böylece, konuya dair ilk akademik araştırma ortaya çıkar. Ullah, araştırma yapmakla kalmaz ve tedavi merkezleri açar.
Tedavinin faydaları kanıtlanmalı

Tedavinin Türkiye’de yayılmasını sağlayan ve modern öğelerle birleştirip üzerine araştırmalar yapan kişiyse Norveçli doktor Aidin Salih. Aidin Hanım, Türkiye’de bu alanda pek çok uzman yetiştiren biri. Tedaviye dair bir kitabı da var: Gerçek Tıp. Müslümanlığı bile İbn-i Sina’nın kitabında okuduğu ‘hacamat tedavisi’ sayesinde seçiyor. Aidin Hanım, tedavi için oldukça net fikirlere sahip. “Günümüzde iki yaşındaki çocuğa dahi hacamat uygulanmalı.” diyor. Nedenini ise şöyle açıklıyor: “Bütün hastalıklar beslenme şeklimize bakıyor. Modern çağda da insanların ne yiyip ne içtikleri belli değil ve konsantre-hazır gıda tüketimi oldukça fazla. Haliyle vücut daha çok kirleniyor ve daha çok hastalık ortaya çıkıyor. İlaçlar da vücuttaki bu kiri temizlemiyor. Hacamatın önemi, kirlenen vücudu kan alarak temizlemesinden ge